<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turgut Özal</title>
	<atom:link href="http://www.turgutozal.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turgutozal.net</link>
	<description>Türkiye Cumhuriyeti'nin sekizinci Cumhurbaşkanı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 Aug 2008 16:49:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Komutanlar Özal &#8216;ı Hayranlıkla Dinliyor</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/komutanlar-ozal-i-hayranlikla-dinliyor/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/komutanlar-ozal-i-hayranlikla-dinliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 14:03:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[komutanlar özalı dinliyor]]></category>
		<category><![CDATA[özalın istikrar tedbirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=111</guid>
		<description><![CDATA[Başbakanlık Müsteşarı ve DPT Müsteşar Vekili Turgut Özal, Demirel&#8217;e de sürekli danışarak, bir yandan ekonomik istikrar programı hazırlamakta, bir yandan da IMF, OECD ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarla yoğun temaslar yaparak kredi bulmaya çalışmaktadır. O tarihte Türkiye&#8217;nin sadece petrol faturasının ayda 250 milyon dolar tuttuğu, buna karşılık Merkez Bankası&#8217;ndaki döviz miktarının hiçbir zaman 50  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakanlık Müsteşarı ve DPT Müsteşar Vekili Turgut Özal, Demirel&#8217;e de sürekli danışarak, bir yandan ekonomik istikrar programı hazırlamakta, bir yandan da IMF, OECD ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarla yoğun temaslar yaparak kredi bulmaya çalışmaktadır. O tarihte Türkiye&#8217;nin sadece petrol faturasının ayda 250 milyon dolar tuttuğu, buna karşılık Merkez Bankası&#8217;ndaki döviz miktarının hiçbir zaman 50  milyon doları geçmediği düşünülürse, Özal&#8217;ın işinin ne kadar güç olduğu daha iyi anlaşılır. Türkiye dış borç taksitlerini ödeyememekte, hiçbir döviz transferi yapamamakta ve dış kredi de bulamamaktadır. Devlet tam anlamıyla iflasın eşiğine gelmiştir.</p>
<p>Özal, ekonomik istikrar tedbirleri paketini hazırlarken ve uluslararası kuruluşlarla temaslarını sürdürürken, birlikte çalışacağı kadroyu da oluşturmaya başlar. İlk günlerde yanında sadece Kaya Erdem&#8217;le Tevfik Altınok<span id="more-111"></span> vardır. Kaya Erdem Hazine Genel Sekreteri, Tevfik Altınok Hazine Genel Müdürü&#8217;dür.</p>
<p>Hasan Celal Güzel, Başbakanlık Müsteşar Yardımcılığına getirilir. Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ekrem Pakdemirli&#8217;ye DPT Teşvik Uygulama Dairesi Başkanlığı verilir. Hüsnü Doğan Sapanca&#8217;dan, Vehbi Dinçerler Gaziantep&#8217;ten Yıldırım Aktürk İstanbul&#8217;dan Ankara&#8217;ya çağrılırlar.</p>
<p>Özal, 8 Ocak 1980 Salı günü, Genelkurmay Başkanlığı&#8217;nda komutanlara bir brifing verir. Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve kuvvet komutanlarının katıldıkları brifingde Özal, Türkiye&#8217;deki ekonomik gelişmelerin bir özetini yapar. Ekonominin içinde bulunduğu durumu ve alınması düşünülen tedbirleri anlatır. Peşpeşe yöneltilen sorulan büyük bir vukufla cevaplandırır. Komutanlar Özal&#8217;ı ilgiyle dinlerler. Hasan Celal Güzel&#8217;e göre, &#8220;Komutanlar çok memnun kalmışlar, Özal&#8217;ı hayranlıkla dinlemişlerdir. &#8220;</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Fkomutanlar-ozal-i-hayranlikla-dinliyor%2F&amp;t=Komutanlar+%C3%96zal+%26%238216%3B%C4%B1+Hayranl%C4%B1kla+Dinliyor', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=111&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/komutanlar-ozal-i-hayranlikla-dinliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük Dönüşümün İlk Adımı</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/buyuk-donusumun-ilk-adimi/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/buyuk-donusumun-ilk-adimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 14:01:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümün ilk adımları]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal dönüşümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Demirel, AP azınlık hükümetinin güvenoyu aldığı ve aynı günün gecesi Turgut Özal&#8217;la görüştüğü 25 Kasım 1979 Pazar günü, geç saatte yatağa girdikten sonra, uzun süre düşünür. Özal&#8217;la otuz yıla yaklaşan arkadaşlıkları vardır.Onun pratik zekasına ve çözüm yöntemlerine hep güvenmiştir. Kendisine verdiği rapordaki çözüm önerilerine aklı yatar. Aslında, birlikte çalışmaya başladıkları tarihten itibaren, çoğu konuda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Demirel, AP azınlık hükümetinin güvenoyu aldığı ve aynı günün gecesi Turgut Özal&#8217;la görüştüğü 25 Kasım 1979 Pazar günü, geç saatte yatağa girdikten sonra, uzun süre düşünür. Özal&#8217;la otuz yıla yaklaşan arkadaşlıkları vardır.Onun pratik zekasına ve çözüm yöntemlerine hep güvenmiştir. Kendisine verdiği rapordaki çözüm önerilerine aklı yatar. Aslında, birlikte çalışmaya başladıkları tarihten itibaren, çoğu konuda Özal&#8217;la aynı görüşte olduklarının farkındadır. Üstelik onun, Nisan ayında Aydınlar Ocağı&#8217;nın Ankara Dedeman Oteli&#8217;nde düzenlediği sempozyumda sunduğu &#8220;Türkiye için yeni model&#8221; başlıklı tebliğini de dinlemiştir. O tebliğde, &#8220;Serbest kambiyo rejimi&#8221;, &#8220;ithalatın ve ihracatın liberalleştirilmesi&#8221;, &#8220;ihracat seferberliği&#8221;, &#8220;Konvertibiliteye geçiş&#8221;, &#8220;Toplu konut&#8221;, &#8220;Serbest faiz ve serbest fiyat&#8221; gibi kavramlar savunulmuş, &#8220;Türkiye&#8217;nin dünya ekonomisine entegre edilmesi&#8221;nin gereği vurgulanmıştır.<br />
Demirel kararını verir. Ekonominin dümenini Özal&#8217;a teslim edecektir. &#8220;Bu işi ancak Turgut&#8217;la birlikte<span id="more-109"></span> götürebiliriz&#8221; der ve ağır bir yükten kurtulmuş gibi rahat, uykuya dalar.</p>
<p>Başbakan, ertesi gün Özal&#8217;ı çağırır. Ona, &#8220;Yeni görevin hayırlı uğurlu olsun. Allah yardımcımız,. olsun kardeşim. İşimiz çok, hemen başlamamız lazım&#8221; der. Özal teşekkür eder ve İstanbul&#8217;daki işlerini tasfiye edebilmesi için üç gün izin ister.</p>
<p>1 Mart 1979 günü DPT Müsteşarı Bilsay Kuruç görevden alınır, yerine vekaleten Turgut Özal atanır.<br />
Başbakanlık müsteşarı ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Vekili&#8217;dir artık. Kafasın kurguladıklarını pratiğe geçirme dönemi başlamıştır.</p>
<p>İlk iş olarak DPT uzmanlarını bir odada toplar ve onlara &#8220;Hislerinizle değil, aklınızla davranın &#8220;diyerek, şu hikayeyi anlatır :</p>
<p>&#8220;Hazreti Ali düşmanlarla savaşırken bir gün, adamının birinin üstüne saldırmış ve yere düşürmüş. Tam kılıcını çekip onu öldüreceği sırada, yerde yatan adam Hazreti Ali&#8217;nin yüzüne tükürmüş. Ali de bunun üzerine adamı bırakmış. Sonra sormuşlar: &#8216;Ey Hazreti Ali, o adam senin suratına tükürdükten sonra niçin onu öldürmeyip de bıraktın? Demiş ki, cevap olarak, &#8216;Eğer onu öldürseydim, bana tükürdüğü için kin tuttum da onun için öldürdüm zannederlerdi.&#8217; Onun için, benden size tavsiye, hiç kin tutmayın ve işlerinizi kinle halletmeyin&#8221; (I)</p>
<p>O, herkes gibi üzülen, sevinen, öfkelenen insandır. Ama kin tutmaz ve herkese de kin tutmamasını öğütler.</p>
<pre><span style="font-size: xx-small; font-family: Arial;">(1) Emin Çölaşan  "24 Ocak - Bir Dönemin Perde Arkası", s.56</span></pre>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Fbuyuk-donusumun-ilk-adimi%2F&amp;t=B%C3%BCy%C3%BCk+D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCm%C3%BCn+%C4%B0lk+Ad%C4%B1m%C4%B1', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=109&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/buyuk-donusumun-ilk-adimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özal, Çıkış Yollarını Gösteriyor</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/ozal-cikis-yollarini-gosteriyor/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/ozal-cikis-yollarini-gosteriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 13:58:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[döviz gelirleri]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[özal ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[özal ekonomiyi düzeltiyor]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal kalkınla planı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=107</guid>
		<description><![CDATA[Turgut Özal, &#8220;Ekonomiyi düzenleme tedbirleri&#8221; başlığı  altında, çözümü gereken meseleleri Başbakan&#8217;a şöyle özetlemektedir :
-Enflasyonun azaltılması,
-Döviz gelirlerinin artırılması,
-Mevcut tesislerin tam kapasitede çalışır hale getirilmesi,
-Süratle ihracata yönelme,
-Karaborsanın ve yoklukların giderilmesi,
-Yatırımların, istihdamı artıracak tarzda yeniden hızlandırılması,
-Gelir dağılımı düzeltilerek, kaybolmakta olan orta gelir grubunun genişletilmesi.
Özal, raporunda, &#8220;Bu mesellerin kötüleşen dünya ve özellikle Ortadoğu şartlarında çözülebilmesi için aşağıdaki ana prensiplere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Turgut Özal, &#8220;Ekonomiyi düzenleme tedbirleri&#8221; başlığı  altında, çözümü gereken meseleleri Başbakan&#8217;a şöyle özetlemektedir :</p>
<p>-Enflasyonun azaltılması,</p>
<p>-Döviz gelirlerinin artırılması,</p>
<p>-Mevcut tesislerin tam kapasitede çalışır hale getirilmesi,</p>
<p>-Süratle ihracata yönelme,</p>
<p>-Karaborsanın ve yoklukların giderilmesi,</p>
<p>-Yatırımların, istihdamı artıracak tarzda yeniden hızlandırılması,</p>
<p>-Gelir dağılımı düzeltilerek, kaybolmakta olan orta gelir grubunun genişletilmesi.</p>
<p>Özal, raporunda, &#8220;Bu mesellerin kötüleşen dünya ve özellikle Ortadoğu şartlarında çözülebilmesi<span id="more-107"></span> için aşağıdaki ana prensiplere göre hareket edilmesi&#8221; gerektiğini vurgular :</p>
<p>-Ülkenin ekonomik idaresinde koordinasyonun ve karar bütünlüğünün sağlanması.</p>
<p>-Ekonomik idarede genel mahiyette makro tedbirlere çok ağırlık verilmesi, detaydaki müdahalelerden kaçınılarak ekonominin doğal kanunları içinde gelişmesine imkan verilmesi.</p>
<p>-Karaborsanın önlenmesi için esas itibariyle çift fiyat sisteminin kaldırılması.</p>
<p>-Devlet teşebbüslerinin verimli çalışmalarının sağlanması yanında, bunların zararlarının ve devletçe yapılan subvansiyonların kaldırılması veya asgariye indirilmesi. Şurası unutulmamalıdır ki, yapılan her zarar veya subvansiyon, ekonomi tarafından ödenmektedir.</p>
<p>Dış ticaretin dengeli bir şekilde götürülmesi ve döviz gelirlerinin genişletilmesi için en önemli nokta olarak gerçekçi kur politikasının uygulanması. Değeri gerçek değerinden daha yüksek bir kur politikası izlenmesi ithalatı cazipleştirecek, ihracatı ve diğer döviz girişlerini cezalandıracaktır.</p>
<p>-İhracatın hızla geliştirilmesi. için özel tedbirler uygulanması.</p>
<p>-Kalkınmada fertlerin teşebbüs gücünden azami şekilde yararlanılması</p>
<p>-Çalışma sürelerinin artırılması.</p>
<p>-Moneter tedbirlerin enflasyonu düşürmenin en önemli vasıtalarından biri olduğunu kabul ederek, bunun dikkatle uygulanması.</p>
<p>-Düşen yatırım temposunun kısa veya orta vadede hızlanamayacağı gerçeğinden hareketle, meydana gelen açığın kapatılmasında yabancı sermayenin önemli bir vasıta olarak kullanılması.</p>
<p>-İhracatın geliştirilmesi için yurtiçi talep baskısının azaltılması şarttır. Bunun için moneter tedbirler yanında ücret artışlarının 5-6 yıl boyunca enflasyona paralel ve onu yavaşlatacak bir tarzda eşel mobil sistemine bağlanması.</p>
<p>-Vergi sistemindeki çarpıklıkların düzeltilerek vergi yüklerinin daha adil bir tarzda dağıtılması, bu suretle vergi gelirlerinin artırılması.</p>
<p>Turgut Özal, Demirel&#8217;e verdiği raporda, yukarıdaki ana ilkelerin ışığında ekonominin içine düştüğü fasit dairenin kırılabilmesi için şu üç ana tedbirin büyük önem taşıdığını belirtir :</p>
<p>&#8220;-Bunlardan birincisi, Türk parası değerini bir şok yapacak tarzda karaborsanın oldukça üstüne çıkarmak, böylece ilk hamlede işçi ve diğer görünmeyen kalem gelirlerini artırmaktır. ilk ay için dışarıdan alınacak 500 milyon dolar veya daha yukarıda bir destekle, süratle petrol ithalatını ve stok seviyesini yükseltmek fevkalade önemlidir. Bu yapılınca, sanayi tesislerinin akaryakıt darboğazından meydana gelen duruşları önlenecektir. Fuel-Oil ile çalışan santraller tam kapasite ile devreye girecek, elektrik kısıtlamaları asgari hadde inerek önemli bir darboğaz genişleyecektir</p>
<p>-İkinci önemli tedbir ise süratle transferler sağlayarak karaborsaya giden dövizleri normal kanallara sevketmek, böylece döviz gelirlerini süratle artırmaktır.</p>
<p>-Bunlara ilaveten üçüncü önemli bir tedbir, piyasada para darlığı yaratılarak Türk Parası&#8217;na olan talebin artırılmasıdır. Bu yapıldığı zaman gerek yurt içinde, gerek yurt dışında tutulan dövizlerin Türk Parası&#8217;na çevrilmek üzere gelişi hızlanacaktır. Para darlığı yaratmanın üç yolu vardır:</p>
<p>-Subvansiyonların ve zararların kaldırılması suretiyle piyasadan para çekilmesi.</p>
<p>- Yüksek kur politikasıyla ithalat için yaratılacak teminat ve karşılıklar ile kur farkları piyasadan büyük miktarda para çekilmesine sebep olacaktır.</p>
<p>-KİT ve Genel bütçe harcamalarına çok dikkat edilerek zaruri olmayan işlerden sarfı nazar edilmesi ve azami tasarrufa riayet edilmesi, Merkez Bankası kaynaklarının zorlanmasını önleyecektir.</p>
<p>Para darlığı meydana getirildiği zaman, fiyatların serbest bırakılmasından korkulmamalıdır. Sanayici, tüccar büyük çapta malını içte satmakta zorluk çekeceği için büyük şikayetlerle Ankara&#8217;ya gelecektir. Operasyonun başarılı olması için iki-üç ay bu feryatlara kulak tıkamak lazımdır. iki-üç ay içinde KİT&#8217;lerin zamları Merkez Bankası kamu finansmanını aşağıya çekecek, açılan boşluk, zaman içerisinde dikkatli bir tarzda piyasa ihtiyacına yöneltilecektir. Bu şekilde hareketle ihracata yönelme zorlanacak ve iç fiyatların artışı yavaşlayacaktır. &#8220;</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Fozal-cikis-yollarini-gosteriyor%2F&amp;t=%C3%96zal%2C+%C3%87%C4%B1k%C4%B1%C5%9F+Yollar%C4%B1n%C4%B1+G%C3%B6steriyor', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=107&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/ozal-cikis-yollarini-gosteriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Ekonomisi Darboğazda</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/turk-ekonomisi-darbogazda/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/turk-ekonomisi-darbogazda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 12:05:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal ekonomiye el atıyor]]></category>
		<category><![CDATA[türk ekonomisi çöküyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[1970&#8242;li yılların ikinci yarısında, Türk ekonomisi Cumhuriyet  tarihinin en ağır bunalımına girer. Değişen dünya konjonktürüne uyum sağlayacak tedbirlerin zamanında alınmaması, döviz kaynaklarının erimesine ve ödemeler dengesinde ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açar.
Ekonomi, 1979 yılında artık. durma noktasına gelmiştir. Yokluklar, kıtlıklar ve kuyruklar başlamış, çift fiyat almış yürümüştür. Mazot bulunamadığı için çiftçi traktörünü çalıştıramaz. Fuel-Oil ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1970&#8242;li yılların ikinci yarısında, Türk ekonomisi Cumhuriyet  tarihinin en ağır bunalımına girer. Değişen dünya konjonktürüne uyum sağlayacak tedbirlerin zamanında alınmaması, döviz kaynaklarının erimesine ve ödemeler dengesinde ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açar.</p>
<p>Ekonomi, 1979 yılında artık. durma noktasına gelmiştir. Yokluklar, kıtlıklar ve kuyruklar başlamış, çift fiyat almış yürümüştür. Mazot bulunamadığı için çiftçi traktörünü çalıştıramaz. Fuel-Oil ve kömür yokluğundan kış mevsiminde sobalar ve kaloriferler yanmaz. Benzin istasyonları önünde uzun araba kuyrukları oluşur. Nebati yağ, ampul, tüpgaz, sigara ve daha birçok temel ürün yoklara karışmıştır. Dış ödemeler tamamen çıkmaza girmiştir. Hatta dış temsilciliklerde çalışanlara maaşları bile gönderilemez. Herkes mala ve gayrimenkule hücum etmektedir. Merkez Bankası devreden çıkmış, döviz borsasına Tahtakale hakim olmuştur.</p>
<p>Piyasadaki yoklukların, çift fiyatların, döviz darboğazının ve yüzde 100&#8242;lük enflasyonun yaşandığı, dış kredi için kapı kapı dolaşıldığı, ekonominin ve halkın dayanma gücünün bitmekte olduğu 1979 sonlarında, Cumhuriyet senatosu kısmi yenileme ve milletvekili ara seçimi yapılır. İktidardaki CHP, 14 Ekim 1979 seçiminden yenilgiyle çıkınca, Bülent Ecevit Başbakanlıktan istifa etmek zorunda kalır. AP azınlık hükümeti kurulur.</p>
<p>Başbakan Süleyman Demirel, ülkeyi içine düştüğü ekonomik darboğazdan çıkarmanın çarelerini arar. Başarılı olabilmesi için, iş bilen, becerikli ve yetenekli insanlara ihtiyacı vardır.</p>
<p>Olağanüstü durumlarda, olağanüstü insanlar ortaya çıkar.</p>
<p>1971 yılından beri devlet hizmetinden uzak olan Turgut Özal, ülkenin içinde bulunduğu o güç koşullarda birden bire sahneye çıkacaktır.</p>
<p>İstanbul&#8217;dan hemen Ankara&#8217;ya gider. Bu gidişin kendisini nereye kadar götüreceğini elbette bilemez. Başbakanlık Müsteşarlığından Başbakan Yardımcılığına, oradan Başbakanlığa ve nihayet Cumhurbaşkanlığına uzanan yolun bu gidişle başlayacağım o günlerde tahmin etmesine imkan yoktur.</p>
<p>Ama, dediğimiz gibi, o, kendine güvenen insandır. Mütevazi ama iddialıdır. Karşılaşacağı sürprizler onu asla şaşırtmayacaktır.</p>
<p>Demirel hükümeti 25 Kasım 1979 Pazar günü güvenoyu alır. Ankara&#8217;ya, Başbakan Demirel&#8217;i kutlamaya gelen Özal&#8217;ın çantasında bir de rapor vardır. Seçim sonuçlarıyla ilgili tahlilleri, ekonomik sorunlara ilişkin görüş ve önerileri içeren rapor&#8230;</p>
<p>İki dost, Başbakan&#8217;ın Güniz Sokak&#8217;taki evinde karşılıklı otururlar. Ekonomik durumu, Meclis çoğunluğuna dayanmayan bir azınlık hükümetinin bu işin üstesinden nasıl geleceğini konuşur, durum tesbiti yaparlar. Özal&#8217;a göre, durum çok kritiktir ve ciddi önlemler alınmalıdır. Demirel de ayın görüştedir ancak, öncelikle yoklukların ortadan kaldırılmasına bir çare bulunmasından yanadır. Özal&#8217;a birlikte çalışmayı ve Merkez Bankası Başkanlığı&#8217;na önerir. Özal ise, ekonomik konularla ilgili bürokrasinin 1970 operasyonunda olduğu gibi bir tek kişinin kumandasında toplanmasını; Maliye, Ticaret Bakanlığı, Planlama ve Merkez Bankası&#8217;nın mümkün olduğu kadar tek elden yönlendirilmesi gerektiğini anlatır.</p>
<p>Demirel&#8217;in bu kez önerisi DPT Müsteşarlığı olur. Özal, daha yetkili görev istemektedir. İstediği makam Başbakanlık Müsteşarlığı&#8217;dır. Ayrıca Planlama Müsteşar Vekili de olmalı, böylece ekonomi ile ilgili bürokrasinin kendisi tarafından, yani tek elden yönlendirilmesi sağlanmalıdır.</p>
<p>Demirel, &#8220;yarına kadar düşüneyim&#8221; der. Başbakan, geç saatte Güniz sokaktan ayrılan Özal&#8217;ın kendisine bıraktığı raporu gözden geçirir. Raporda, &#8220;Seçim sonuçlarının özet tahlili&#8221;, &#8220;Seçim sonrası AP stratejisi üzerine düşünceler&#8221;, &#8220;Ana problemler ve çözümü hakkında düşünceler&#8221; başlıkları altında tahliller yapılmış, önerilerde bulunulmuştur. Ana problemler, anarşi, enflasyon, döviz durumu, ekonomik karar bütünlüğünün sağlanması ve kalkınmanın harekete geçirilmesi, petrol, elektrik enerjisi, vergiler, devlette aşın istihdamın önlenmesi ve yönetiminde etkinliğin sağlanması, Kamu İktisadi Teşebbüsleri &#8216;nin aşın zararları, toplu sözleşmeler ve sendikal meseleler olarak sıralanmıştır.</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Fturk-ekonomisi-darbogazda%2F&amp;t=T%C3%BCrk+Ekonomisi+Darbo%C4%9Fazda', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=105&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/turk-ekonomisi-darbogazda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aydınlar Ocağı&#8217;ndaki Ünlü Konuşma</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/aydinlar-ocagindaki-unlu-konusma/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/aydinlar-ocagindaki-unlu-konusma/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 12:01:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal aydınlar ocağı konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal yeni görüş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Turgut Özal&#8217;ın, Nisan 1979&#8242;da Aydınlar Ocağı&#8217;nın Ankara&#8217;da düzenlediği bir toplantıda yaptığı konuşma, geleceğe yönelik ilk siyasi mesajı vermesi ve daha önce parça parça verdiği mesajları artık tamamlamış olması bakımından, önemlidir. Özal, kafasındaki ekonomik modeli ve yapılması gereken (daha doğrusu yapmayı tasarladığı) reformları o konuşmada açıklar.
Toplantıyı ve Özal&#8217;ın o toplantıda yaptığı konuşmayı, gazeteci Taha Akyol&#8217;dan dinleyelim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Turgut Özal&#8217;ın, Nisan 1979&#8242;da Aydınlar Ocağı&#8217;nın Ankara&#8217;da düzenlediği bir toplantıda yaptığı konuşma, geleceğe yönelik ilk siyasi mesajı vermesi ve daha önce parça parça verdiği mesajları artık tamamlamış olması bakımından, önemlidir. Özal, kafasındaki ekonomik modeli ve yapılması gereken (daha doğrusu yapmayı tasarladığı) reformları o konuşmada açıklar.</p>
<p>Toplantıyı ve Özal&#8217;ın o toplantıda yaptığı konuşmayı, gazeteci Taha Akyol&#8217;dan dinleyelim :</p>
<p>&#8220;Turgut Özal, Aydınlar Ocağı&#8217;nın bir seminerinde konuşuyordu. Özal&#8217;ın o zamanlar Aydınlar Ocağı ile yakın teması vardı. Milli Kültür Vakfı&#8217;nın sürükleyici isimlerinden biriydi. Aydınlar Ocağı, &#8216;Türkiye&#8217;nin sosyo-kültürel ve ekonomik meseleleri&#8217; diye bir seminer düzenlemiş, ekonominin anlatılmasını Özal&#8217; dan rica etmiştir.</p>
<p>28-29 Nisan günleri Ankara Dedeman Oteli&#8217;nin giriş katındaki büyük salonda&#8221; sağın hemen bütün ağır topları ve Pazar günü öğleden sonra Özal konuşacaktı.</p>
<p>Ben de dinleyiciler arasında Prof. Şaban Karataş&#8217; la beraberdim.</p>
<p>Özal&#8217; ı ilk defa görüyordum. Bende mütevazi ama iddialı bir adam intibaı bırakmıştı. Salona girerken<span id="more-103"></span> arkasında öyle ordu gibi bir kalabalık falan yoktu. Tek başına geldi, ön sıralarda boş bir yere oturmadan önce, Demirel&#8217;le, Çağlayangil&#8217;le, Bayar&#8217;la, Aydınlar Ocağı&#8217;ndan profesörlerle tokalaştı.</p>
<p>Teksir metni elimde olan Özal&#8217;ın konuşmasının başlığı neydi biliyor musunuz?</p>
<p>&#8220;Kalkınmada Yeni Görüşün Esasları&#8221;</p>
<p>Cumhuriyetin kuruluşundan sonra 1938&#8242;e kadar kalkınma yolunda ciddi çabalar sarfedildiğini ama Türkiye&#8217;nin asıl 1950&#8242; den bu yana bir kalkınma hamlesi içinde olduğunu&#8217; belirten Özal, sola karşı sert eleştiriler yöneltiyordu. Anarşi deyince herkesin özellikle&#8217; sokak anarşisi&#8217;ni düşündüğü o ortamda Özal, &#8216;fikir anarşisi&#8217;nden söz ediyordu ve sağı eleştiriyordu :</p>
<p>&#8216;Solun karşısında onların her zaman ekseriyette olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama ne yazık ki, belki de uzun zaman iktidarda olmak ve devamlı memleket için birşeyler yapmak durumunda olanlar ekonomik, sosyal ve kültürel gelişme konularında fikir geliştirmesini layıkıyla yapamamışlardır. Hatta, solun parçalayıcı ve dağıtıcı tuzaklarına sık sık kapıldıkları görülmüştür. &#8221;</p>
<p>Ve devam eden cümle:</p>
<p>&#8216;Bu raporda Yeni Görüş adı altında özellikle ekonomik kalkınma üzerinde, solun karşısında sağlıklı ve kendi içinde tutarlı düşünceler ve fikirler ortaya atılmıştır.&#8217;</p>
<p>Yani, Türkiye&#8217;de öteki anarşilerle birlikte fikir anarşisi vardı, sağ kanat fikir üretemiyor, hatta solun, &#8216;parçalayıcı ve dağıtıcı tuzaklarına&#8217; sık sık kapılıyordu, &#8216;Yeni Görüş&#8217;le ortaya &#8216;tutarlı düşünceler ve fikirler&#8217; atılıyordu.</p>
<p>Sırf &#8216;fikir&#8217; olsun diye mi?<br />
Elimdeki teksir metninde bunun cevabı vardır ve cevapta bir siyasi mesaj mevcuttur:</p>
<p>&#8216;Kalkınma konusunda solun karşısında olan büyük çoğunluğun fikir bakımından biraraya gelmesinde fayda sağlayacağına inandığım bu çalışmanın, memleketimize ve bizim gibi düşünenlere hayırlı olmasını temenni ediyorum.&#8217; Özal&#8217;ın konuşması ilerledikçe, beraber oturduğumuz Şaban Karataş hoca ile fısıldaştığımız sezgileri şimdi bile hatırlarım:</p>
<p>- Turgut Bey galiba sağda yeni bir çizgi oluşturmaya hazırlanıyor?</p>
<p>-Ben de aynı şeyi düşünüyorum.</p>
<p>Başlangıçta muhafazakar renkleri ağırlıklı olan bu &#8216;çizgi&#8217;nin, tam dört yıl sonra, &#8216;progressiv&#8217; renkleri daha artmış olarak, ama &#8216;piyasa ekonomisi&#8217; vurgusunu aynen koruyarak, ANAP adıyla partileşeceğini o zaman kimse kestiremezdi ama Özal&#8217;ın &#8216;Yeni Görüş&#8217; diye bir hava oluşturmaya o zaman başladı/b kesindir</p>
<p>Bakın Özal, 1979 Nisan&#8217;ındaki konuşmasında neler diyordu:<br />
-Güçlü devlet, memurları çok olan devlet değildir.<br />
-Devlet, bir mabut veya baba değildir.<br />
-Devlet, bir istihdam kapısı değildir.<br />
-Bürokrasiyi kaldırmak için kişilere itimat prensibi esastır.</p>
<p>- Tüketim gelişmeyi teşvik eden önemli bir araçtır.</p>
<p>-Kalkınmada piyasa ve hür teşebbüs esastır, devlet sadece altyapı ile uğraşmalı, yasakçı değil yönlendirici olmalı.<br />
-KİT&#8217;ler millete mal edilmeli (Özelleştirilmeli).&#8221;</p>
<p>Turgut Özal, 1979 yılında Aydınlar Ocağı seminerinde yaptığı o konuşmasında, muhafazakar değerleri oldukça kuvvetli ve kararlı bir şekilde vurgular :</p>
<p>&#8220;Ekonomik kalkınmanın muharrik gücü manevi kalkınma ile artar. Milletin fertlerinin inançlı, güvenilir, dedikodu ve gıybete ülfet etmeyen, etrafında daima bir iyilik halkası meydana getiren, kıskanmayı sadece komşusunun daha yüksek olan seviyesine yetişmek için kendisinin çalışmada, iyilik yapmada daha fazla gayret etmesine sebep olan bir his olarak değerlendiren insanlar olması, kalkınma hamlelerini muhakkak, erişilmesi güç gibi görünen hedeflerin ötesine götürecektir.&#8221;</p>
<p>Özal, devam eder:</p>
<p>&#8220;İslam ahlakı ve bunu veren İslam terbiyesinin insanoğlunu yücelten bir ahlak ve terbiye sistemi olduğu, bu ahlakı kendine düstur edinmiş milletlerin tarihinde açık surette görüldüğü gibi, son 150 senede bu terbiye sisteminden uzaklaşarak ne hale geldiğimiz, kendi tecrübelerimizle açık bir surette ortadadır.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Birbirini seven, sayan, dostluk ve kardeşliği kendine düstur edinen, herkesin hakkına riayet eden, etrafına daima iyilik telkin eden, gördüğü kötülüklerle de gücü yettiği kadar mücadele eden ve bütün bu hareketlerinde tek ölçüsü Hakk&#8217;ın rızasını temin etmek olan, netice itibariyle, insanoğlunu yaradılışının gayesine ulaştıran bir ahlaka sahip fertlerden müteşekkil bir milletin aşamayacağı engel yoktur.&#8221;</strong></p>
<p>Özal, dünyadaki tecrübelerden yararlanılması ama muhafazakar değerlerin de vurgulanması gerektiğini anlatır.</p>
<p>&#8220;Devletin kuruluşu ve işleyişinde, iktisadi hayatın düzgün çalışmasında bizden ileri olan milletlerin tecrübe ve bilgilerinden istifade etmek önemli bir husustur. Bununla beraber, kendi tarihi tecrübelerimiz, örf ve adetlerimiz, sosyal bünyemiz, iktisadi yapımız dikkatle gözden geçirilerek, basit. bir kopyacılıktan ve taklitçilikten muhakkak uzak kalarak, bu aktarma iyi bir adaptasyon şeklinde yapılmalıdır. Bu şekilde bir düşünce tarzı, birçok hallerde, modem teknolojinin transferinde dahi geçerlidir. &#8221;</p>
<p>Özal, konuşmasını şöyle bitirir :</p>
<p>&#8220;Yeni görüş bir gün Türkiye&#8217;de iktidara gelecektir.&#8221;</p>
<p>Özal&#8217;ın daha önce parça parça verdiği mesajlar, artık tamamlanmıştır .</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Faydinlar-ocagindaki-unlu-konusma%2F&amp;t=Ayd%C4%B1nlar+Oca%C4%9F%C4%B1%26%238217%3Bndaki+%C3%9Cnl%C3%BC+Konu%C5%9Fma', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=103&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/aydinlar-ocagindaki-unlu-konusma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demirel&#8217;e Reform Önerisi</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/demirele-reform-onerisi/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/demirele-reform-onerisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 11:54:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[demirele reform önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal reform]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=101</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Biz ne zaman ödemeler dengesini düzeltsek, birileri gelip yararlanıyor.&#8221;
Bu söz Turgut Özal&#8217;ındır.
Özal&#8217;ın önemli rol oynadığı 1970 yılı para operasyonu ve ekonomik tedbirler paketiyle, ödemeler dengesi düzeltilip, ekonomi tam rayına sokulmuşken, 12 Mart 1971&#8242;de askerler bir kez daha çıkagelir.
Komutanların muhtıra vermesi üzerine Demirel hükümeti istifa etmiş, Özal da DPT Müsteşarlığından ayrılmıştır. Düzeltilen ödemeler dengesinden başkaları yararlanacaktır.
Özal, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Biz ne zaman ödemeler dengesini düzeltsek, birileri gelip yararlanıyor.&#8221;</p>
<p>Bu söz Turgut Özal&#8217;ındır.<br />
Özal&#8217;ın önemli rol oynadığı 1970 yılı para operasyonu ve ekonomik tedbirler paketiyle, ödemeler dengesi düzeltilip, ekonomi tam rayına sokulmuşken, 12 Mart 1971&#8242;de askerler bir kez daha çıkagelir.<br />
Komutanların muhtıra vermesi üzerine Demirel hükümeti istifa etmiş, Özal da DPT Müsteşarlığından ayrılmıştır. Düzeltilen ödemeler dengesinden başkaları yararlanacaktır.<br />
Özal, daha önce birkaç kez gittiği Amerika&#8217;da çevre ve bazı dostlar edinmiştir. Burada işi hazırdır. Amerika&#8217;ya gider ve Dünya Bankası&#8217;nda çalışmaya başlar.</p>
<p>Artık mükemmel bir ekonomist olan Özal, serbest ticaretin, rantabl yatırımların, büyük projelerin, rekabetin, kalite ve standart arayışının gereğine o dönemde iyice inanır. 12 Mart 1971&#8242;de iktidardan uzaklaştırılan AP Genel Başkanı ve eski başbakan Süleyman Demirel&#8217;e Amerika&#8217;dan bir mektup gönderir. Ekonomi ile ilgili görüş ve önerilerini ayrıntılı şekilde anlatır. Ekonominin liberalleştirilmesi ve serbest piyasa eko     nomisine geçilmesi, bunun için radikal reformlar yapılması, yapısal değişikliğe gidilmesi, KiT&#8217;lerin özelleştirilmesi<span id="more-101"></span> gerektiğini vurgular. O tarihlerde KiT&#8217;ler henüz sorun haline gelmemiştir ama, ekonominin sırtında kambur olmaya başlayacaklarını Özal daha o yıllarda görmüş ve sezmiştir. O mektup bir başka açıdan da önemlidir. Özal, aktif politikaya girmeden önce, ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlara ilişkin görüşlerini ilk kez o mektupta açıklamıştır. Sonraki yıllarda, mektup için, &#8220;Bugün de hâlâ değerini muhafaza etmektedir&#8221; diyecektir.<br />
Dünya Bankası&#8217;nda beş yıl kadar süren çalışma Özal&#8217;a, içerde devletten sonra dışarda önemli bir uluslararası kuruluşta tecrübe kazandırmıştır. Yurt dışındaki kurumların Türkiye&#8217;ye bakışlarının nasıl olduğunu da bu dönemde gözler.</p>
<p>1975&#8242;te yurda döner ve Sabancı Holding&#8217;de Genel Koordinatör olarak işe başlar. Sıra özel sektörle ilgili bilgi ve tecrübelerini artırmaya gelmiştir. Birkaç ay sonra Sabancı Holding&#8217;den ayrılır ve arkadaşı işadamı Zeki Aytaç&#8217;la çalışmaya karar verir. Çelik Endüstri, Çemsan, Çetaş, Parsan, Esaş, Burtrak gibi firmalarda yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanı veya genel müdür olarak görev alır. Bu dönemde, Madeni Eşya Sanayicileri Sendikası (MESS) üyesi de olan Özal, bir süre sonra aynı sendikanın önce Yönetim Kurulu Başkanlığına, sonra da Genel Başkanlığına yükselmiştir.</p>
<p>O tarihte, bir Japon otomotiv sanayi şirketinin Türkiye&#8217;deki temsilciliğini de yapmaktadır. Şirket, arazide hareket eden bir araç fabrikası kurmak ister. Özal, zamanın DPT Müsteşarı Kemal Cantürk&#8217;e gider ve durumu anlatır. Üçüncü Beş Yıllık Plan&#8217;ın 1002. maddesinde, otomotiv sanayinin sadece kamu sektörünce gerçekleştirilebileceği hükmü vardır. Cantürk, bu hükmü hatırlatır ve Japon firmasının isteğinin yerine getirilemeyeceğini söyler. Özal kızar:<br />
&#8220;Motor sanayine karşı çıkanların çoğunun solcu olduğunu biliyorum. Ama ben karar verdim. Siyasete atılacağım ve mutlaka onlarla politik alanda savaşıp canlarına okuyacağım.&#8221;</p>
<p>O, kafasına koyduğunu mutlaka gerçekleştiren insandır.</p>
<p>Nitekim yıllar sonra, bir Japon firmasının Türkiye&#8217;de ürettiği ilk otomobilin fabrikadan çıkışında, Turgut Özal Başbakan  olarak, direksiyon başında keyifle otururken görülecektir.</p>
<p>Özal, 1977 genel seçimlerinde, AP&#8217;den adaylık sözü alır. Bursa veya Kayseri&#8217;den aday gösterilecektir. Fakat, başvuru süresi sona ermek üzere olduğu halde, nedense kendisini ne arayan olur ne de aday gösteren. O da, kardeşi Korkut Özal&#8217;ın kilit adam olduğu MSP&#8217;den İzmir milletvekili adayı olur. Seçim konuşmalarında, ülke sorunlarının çözümü için radikal reformlar öneren Özal, kendi görüşlerini açıkça ortaya koyamaz. çünkü adayı olduğu partinin içinde kendini yabancı hissetmektedir. MSP ona göre değildir.</p>
<p>Seçimi kaybeder.</p>
<p>O seçimi kaybetmesi, talihini değiştiren önemli bir olaydır.Kader, onun yolunu çoktan çizmiştir. Seçimi kazansa, belki doruğa tırmanamayacak, kafasındaki projeleri ve reformları hayata geçirme imkanına belki hiçbir zaman kavuşamayacaktır.</p>
<p>İlk siyasete atılma denemesinde başarılı olamayan Özal, &#8220;Siyasette kazanmak da var, kaybetmek de&#8221; der ve MESS&#8217;deki görevini sürdürmeye başlar. TUSİAD&#8217;a da üye olur. &#8220;Masanın öbür tarafı&#8221; dediği özel sektördeki çalışmaları sırasında edindiği bilgi ve tecrübelerden daima yararlanacaktır.</p>
<pre>(1) Kemal Cantürk, "Özal ve Dünya Bankası", Tercüman 20 Mayıs 1993</pre>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Fdemirele-reform-onerisi%2F&amp;t=Demirel%26%238217%3Be+Reform+%C3%96nerisi', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=101&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/demirele-reform-onerisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bürokrasinin Zirvesinde</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/burokrasinin-zirvesinde/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/burokrasinin-zirvesinde/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 11:41:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal askerde]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal planlaması]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal politikaya atılıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=97</guid>
		<description><![CDATA[Turgut Özal, 1952 yılında gönderildiği ABD&#8217;den, mühendislik ekonomisi alanında çok şey öğrenerek ve İngilizcesini ilerleterek, 1953 yılında Türkiye&#8217;ye döndükten sonra, EİEİ&#8217;de çalışmaya devam eder ve Genel Müdür Teknik Müşaviri olur.
1955 yılından itibaren Süleyman Demirel&#8217;le dostluğunu ilerletmeye başlar. O yıllarda Demirel de, Özal da Ankara&#8217;da Güniz Sokak&#8217;ta oturmaktadır. Karşılıklı aile ziyaretlerine başlarlar. Ev ziyaretleri, Demirel&#8217;le Özal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Turgut Özal, 1952 yılında gönderildiği ABD&#8217;den, mühendislik ekonomisi alanında çok şey öğrenerek ve İngilizcesini ilerleterek, 1953 yılında Türkiye&#8217;ye döndükten sonra, EİEİ&#8217;de çalışmaya devam eder ve Genel Müdür Teknik Müşaviri olur.<br />
1955 yılından itibaren Süleyman Demirel&#8217;le dostluğunu ilerletmeye başlar. O yıllarda Demirel de, Özal da Ankara&#8217;da Güniz Sokak&#8217;ta oturmaktadır. Karşılıklı aile ziyaretlerine başlarlar. Ev ziyaretleri, Demirel&#8217;le Özal ve Nazmiye Hanım&#8217;la Semra Hanım arasındaki dostluğu pekiştirir.<br />
Yıllar akıp gitmektedir.<br />
Turgut Özal, 1959 yılında yedeksubay olarak askere gider. Askerliğini Ankara&#8217;da Ordonat Okulu&#8217;nda yapmaktadır. Ciddi, düzenli, disiplinli bir askerdir.<br />
1960 yılında, onu çok sarsan ve üzen bir olay olur. 27 Mayıs sabahı askeri darbe gerçekleşmiş, Demokrat Parti iktidarı devrilmiştir. Bu olay ve özellikle Adnan Menderes&#8217;in başına gelenler, Özal&#8217;ı derinden yaralar.<br />
DSİ Genel Müdürü Süleyman Demirel&#8217; de, darbeden sonra görevinden ayrılır ve askere gider. Kader onları tekrar biraraya getirecektir. Özal, yedeksubay Ordonat Okulu&#8217;nda yedeksubay öğrenci Demirel&#8217;in komutanı<span id="more-97"></span> olur. Onun için, &#8220;En iyi öğrencimdi. Benden en iyi notları o alırdı&#8221; diyecektir.27 Mayıs darbesi, getirdiği bütün sosyal ve siyasal olumsuzluklar yanında, demokratik planlama gereğini kavrayarak, Devlet Planlama Teşkilatı&#8217;nın (DPT) kurulmasına karar verir. 30 Eylül 1960&#8242;ta kurulan bu teşkilat, ekonomik ve sosyal politikaların ve hedeflerin belirlenmesinde, ekonomik politikayı ilgilendiren çalışmaların koordinasyonunda hükümete yardımcı olacak ve müşavirlik yapacaktır. Ayrıca kısa ve uzun vadeli kalkınma plan ve programları hazırlamak ve uygulamakla görevlidir.<br />
DPT kurulmuştur ama, planlamacılar nereden ve nasıl bulunacaktır? Genç, lisan bilen, bilgili planlamacılara ihtiyaç vardır.<br />
Ankara Ordonat Okulu&#8217;nda yedeksubaylık yapmakta olan Turgut Özal ve Süleyman Demirel, Genelkurmay Araştırma Geliştirme Dairesi emrine verilirler.<br />
DPT&#8217;de kadrolaşma başlamıştır. Müsteşarlığa emekli albay Şinasi Orel getirilir. Atilla Karaosmanoğlu, Osman Nuri Torun ve Nejat Ender gibi isimler daire başkanı olarak görev alırlar.<br />
Bu arada, yedeksubay öğretmen olan Turgut Özal ve Süleyman Demirel de Planlama&#8217;da göreve çağrılırlar. DPT o günlerde yapımı yeni bitirilen bugünkü TBMM binasının bir bölümünde faaliyet göstermektedir. Demirel ve Özal orada, aynı odada çalışırlar. Planlama günleri Özal&#8217;la Demirel&#8217;i daha da yakınlaştıracaktır.<br />
Planlama&#8217;ya geçtikten sonra, Genelkurmay&#8217;a gittikleri belirli günler dışında, artık askeri üniforma giymezler. İki genç mühendis, Ortadoğu Teknik Üniversitesi&#8217;nde ders vermeye de başlarlar. Özal, İdari İlimler Fakültesi&#8217;nde matematik, Demirel ise Mühendislik Fakültesi&#8217;nde su mühendisliği dersleri vermektedir.<br />
Turgut Özal, 1961&#8242;de askerliğini bitirdikten sonra EİEİ&#8217;deki görevine döner.<br />
1965 yılında yapılan genel seçimlerde, Adalet Partisi ezici çoğunlukla iktidara gelir. 1962 yılında bu partiye kaydını yaptıran ve ilk genel başkan Ragıp Gümüşpala&#8217;nın 1964&#8242;te ölümünden sonra yerine seçilen 42 yaşındaki Süleyman Demirel artık Başbakandır. O sırada EİEİ&#8217;de Genel Müdür Yardımcısı olan Turgut Özal&#8217;ı da Başbakanlık Müşavirliğine getirecektir.Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Memduh Aytür, bütçe görüşmeleri sırasında hükümetle anlaşmazlığa düşer ve istifa eder. Demirel&#8217;in aklına, &#8220;Meziyetleri vardır. Zekidir, akıllıdır. İlliyet rabıtasını iyi kurar&#8221; diye övdüğü Turgut Özal gelir. Böylece Özal, DPT Müsteşarı olarak 1966 yılında devlet bürokrasisinin zirvesinde yer alır. DPT Müsteşarlığıyla birlikte, Ereğli Demir-Çelik Fabrikaları Yönetim Kurulu Üyeliği, Para Kredi Başkanlığı, Ekonomik Koordinasyon Kurulu Başkanlığı, AET ve RCD Kurul Başkanlığı görevlerini de yürütecektir.</p>
<p>Devlet Planlama Teşkilatı&#8217;nda iyi yetişmiş, bilgili ve tecrübeli uzmanlar vardır. Özal, bir okul niteliğindeki teşkilatın kadrosunu daha da genişletir, genç ve bilgili çok sayıda uzmanı da kadroya katar. O yıllarda DPT&#8217;te Yılmaz Ergenekon, Ekrem Pakdemirli, Onur Kumbaracıbaşı, Nejat Ölçen, Hasan Celal Güzel, Hikmet Çetin, Vehbi Dinçerler, Agâh Oktay Güner, Güngör Uras, Mehmet Aydın, Yıldırım Aktürk, Yılmaz Karakoyunlu, Mahir Barutçu, Kutlu Savaş, Kâzım Oksay, Nevzat Yalçıntaş, Yusuf Bozkurt Özal, Hüsnü Doğan, Ekrem Ceyhun, Sevil Korum, Birgen Keleş, Erol Çevikçe, Şadi Pehlivanlıoğlu gibi sonraki yıllarda politikada ve devlet yönetiminde önemli görevler üstlenecek seçkin bir uzman kadrosu vardır.<br />
Ancak, İlhami Soysal&#8217;ın Akşam gazetesindeki bir yazısı ortalığı karıştırır. Soysal&#8217;a göre, &#8220;DPTye takunyalılar takımı hakim olmuştur.&#8221; Koridorlarda namaza duran uzmanlar vardır ve mescitte toplu namazlar kılınmaktadır.<br />
Soysal&#8217;ın Özal&#8217;ı &#8220;irtica karargâhı&#8221; olarak suçladığı bu yazısı politikada, basında ve kamuoyunda adeta kıyametin kopmasına neden olur. Anamuhalefet Partisi Lideri İsmet İnönü, Meclis&#8217;te, &#8220;İrtica iktidardan cesaret alıyor. Tehlikeyi yakın görüyorum ve vatandaşı uyarıyorum&#8221; diye konuşur. Başbakan&#8217;ın namaz kılmasını bile eleştirenlere AP milletvekilli Ertuğrul Akça, &#8220;Başvekil namaz kılmış.. İstavroz mu çıkarsaydı? Takke de giyer&#8221; şeklinde cevap verince büyük gürültü kopar. Gazetelerde, iktidardaki Adalet Partisi&#8217;nin amblemi olan &#8220;kıratı, başına kavuk geçirilmiş mezar taşına bağlı olarak gösteren karikatürler yayınlanır.<br />
Özal&#8217;ın DPT&#8217;de başlattığı &#8220;milliyetçi muhafazakâr&#8221; kadrolaşma, sol çevreleri&#8217;ve muhalefeti tedirgin etmiştir. Saldırılar karşısında uzun süre sessiz kalan Başbakan Demirel, sonunda,</p>
<blockquote><p>&#8220;Ben göreve getirdiğim kişiyi kimseye ezdirmem&#8221; diye kestirip atar. İlticanın DPT&#8217;ye kadar tırmandığı iddialarına, &#8220;Din ve vicdan hürriyetini irtica olarak göstermeye siyasi baskı denir&#8221;</p></blockquote>
<p>cevabını verir.</p>
<p>Turgut Özal, DPT&#8217;ye gerçekten takunyalıları mı doldurmuştur? Gerçekten de DPT koridorları takunyaları takırdatan, boyunlarında peşkirleri, ağızlarında duaları olan kişiler mi istila etmiştir?</p>
<p>Bunun cevabını, o günlerde DPT&#8217;te Özal&#8217;ın yakın çalışma arkadaşı olan Kemal Cantürk&#8217;ten dinleyelim :</p>
<p>&#8220;Abartılıyordu. Hele Turgut Bey için söylenenler yakıştırmaydı. Herkes biliyordu ki, Turgut Bey dindardır, cuma namazlarını kılmak için abdest alıp camiye gider. Ama öyle karikatürleri yapıldığı gibi ayağı takunyalı bir yobaz değildir. Medeni ve muhafazakâr bir insandı, çok iyi bir teknisyendi. Bazıları onun gözüne girmek için dindarlık tasladılar ve bunu ona göstermek için gösterişçi tavırlarla sergilediler. Mesela bir Selçuk Egemen vardı. CHP kökenliydi. Özal&#8217;ın gözüne girmek için takunyalarla abdest alır, her cuma namazında Turgut Bey&#8217;in yanında arzı endam ederdi. Turgut Bey böyle şeylere itibar etmez, insanları teknik yeteneklerine göre değerlendirirdi.&#8221; (1)</p>
<p>Özal, bu saldırılardan etkilenmez. Ne tutumunu değiştirir, ne bildiği yolda yürümekten vazgeçer, ne de çalışma temposunu düşürür. DPT&#8217;yi sistem ve disipline kavuşturur. &#8220;Teşvik Uygulama Dairesi&#8221; o dönemde kurulur. Özal&#8217;ın DPT&#8217;de çalışma arkadaşlarından olan Ekrem Ceyhun, 1967&#8242;de DPT&#8217;de fazla önemsenmeyen ve en geri planda bulunan &#8220;Koordinasyon Dairesi Başkanlığı&#8221; gibi tüm kamu yatırımlarının ve planın gerçekleşmesinden sorumlu bir dairenin kamu kesiminde tek söz sahibi olması gerektiğine dair bir rapor sunar. Rapor tartışılır. Bütün daire başkanları ve uzmanlar rapora karşı çıkarlar. Raporu destekleyen tek kişi, DPT Müsteşarı Turgut Özal&#8217;dır. O, emrinde çalıştırdığı insanların görüşüne önem verir, aklına yatan önerilerini büyük bir vukuf ve kararlılıkla savunur. Mevcudu aynen devam ettirmeyi hiçbir zaman kabul etmeyen, sürekli değişim ve gelişimden yana olan insandır.</p>
<p>Ekrem Ceyhun&#8217;un raporu, üç gün süren tartışmalar sonunda, Özal&#8217;ın desteği ve gayreti sayesinde kabul edilir. Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, o tarihten itibaren gerçekten önemli ve başarılı işler yapar. Mesela, 1968 yılında Başbakan Demirel Birinci Boğaz Köprüsü&#8217;nün 29 Ekim 1973&#8242;te hizmete sokulması emrini verir. Yapılan planlama sonunda, Boğaz Köprüsü 29 Ekim 1973&#8242;te açılır. Beş yıl önceden beş yıl sonrası planlanmış ve Türkiye&#8217;de ilk kez programlanmış tarihte çok büyük bir eser hizmete girmiştir.</p>
<p>Eski DPT Müsteşarı İlhan Kesici, Özal&#8217;ı şöyle anlatır :</p>
<p>&#8220;Ben, ikinci müsteşarlığı döneminde DPTde uzmandım. Özal, proje anlayışını planlamaya sokmuştur. Büyük projecidir.&#8221;</p>
<p>Büyük ikna yeteneğine sahip olan Özal, Türkiye&#8217;nin uluslararası ilişkilerine damgasını o tarihlerde vurmaya başlamıştır. Kemal Cantürk&#8217;ten dinleyelim :</p>
<p>&#8220;Özal&#8217;ın bu çalışma döneminde zamanın Dünya Bankası Başkanı R.M. Namara ile 1968 Eylül&#8217;ünde yaptığı tartışma gözlerimizi yaşartmıştı. O yıl Eylül ayı sonunda IMF ve Dünya Bankası toplantıları dolayısıyla gittiğimiz Washington&#8217;daki mutad programda yer alan Dünya Bankası Başkanı&#8217;nı ziyarette en önemli konu Ereğli Demir-Çelik Fabrikası&#8217;nın tevsi bölününün finansmanının sağlanmasıydı. Görüşmede Namara tevsi için gereksiz diyor ve kredi talebimize karşı çıkıyordu. Rahmetli eski Maliye Bakanı Cihat Bilgehan da bu görüşme sırasında son derece üzgün görünüyordu. Fakat Özal konuyu öyle güzel anlattı ve isteğimizin haklılığını öyle güzel izah etti ki, sonunda Namara tamam dedi ve eski bir demir-çelik yöneticisi olmasına rağmen Özal&#8217;ın dediğini kabul etti.</p>
<p>Özal rakamları çok severdi. Fakat rakamların yazılı bulunduğu kâğıtları taşıyan &#8216;hukuk çantası&#8217;ndan hoşlanmazdı. &#8216;Çiğ yemedim ki karnım ağrısın&#8217; der ve işi bir an önce bitirmek için vakit kaybettirici gibi gördüğü hukuk kurallarına uymak onu sıkardı. Kendisini hep ikaz ederdik. Bilhassa 933 Sayılı Teşvik Kanunu çıktıktan sonra kurallara özellikle uymasını telkin ederdik. Bizim kökenimiz Maliye müfettişliği, onunki ise mühendislik olduğu için bu konuda anlaşamazdık. Ama sonunda o da, biz de haklı çıktık.&#8221; (2)</p>
<p>Turgut Özal&#8217;ın kafasında politikaya atılma fikri de ilk kez o müsteşarlık döneminde oluşmaya başlamıştır. Alınan kararların hızlı yürümemesinden, devletin ve bürokrasinin hantallığından yakınmaktadır. Yakın çalışma arkadaşı Kemal Cantürk&#8217;e, 1968 yılında, &#8220;Sırf bu bürokrasiyi kırmak için politikaya atılacağım&#8221; der.</p>
<p>Ozal, kafasında ya da özel çalışmalarında projelendirdiği fikirleri uygulama imkânına da ilk kez DPT Müsteşarı iken kavuşmuştur. Demirel hükümetinin 1970 yılında yaptığı para operasyonunda ve ekonomik tedbirler paketinin hazırlanmasında önemli bir rol oynar.</p>
<pre>(1) Taha Akyol, "ANAP ve ideoloji", Tercüman Gazetesi, 23 Ekim 1988</pre>
<pre>(2) Kemal Cantürk, "Özal ve Dünya Bankası", Tercüman 20 Mayıs 1993</pre>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Fburokrasinin-zirvesinde%2F&amp;t=B%C3%BCrokrasinin+Zirvesinde', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=97&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/burokrasinin-zirvesinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turgut Bey Mutluluğu Yakalıyor</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/turgut-bey-mutlulugu-yakaliyor/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/turgut-bey-mutlulugu-yakaliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 11:32:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[semra hanım ile evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal ikinci evliliği]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özalın eşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Özal, 1954 yılının mayıs ayında ikinci evliliğini Semra Hanım&#8217;la yapacaktır.
Nişantaşı Kız Lisesi mezunu olan Semra Yeyinmen, Ankara&#8217;ya gider ve EİEİ&#8217;de daktilo olarak çalışmaya başlar. Hareketli, neşeli, güzel bir kızdır. Üstelik mantık dokusu sağlam, oturup kalkmasını, sohbeti, konuşmayı bilen akıllı bir kız&#8230;
Semra Hanım&#8217;ı görür görmez çok beğenen Özal, onun ilgisini çekmek için çareler aramaya başlar. Sonrasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özal, 1954 yılının mayıs ayında ikinci evliliğini Semra Hanım&#8217;la yapacaktır.</p>
<p>Nişantaşı Kız Lisesi mezunu olan Semra Yeyinmen, Ankara&#8217;ya gider ve EİEİ&#8217;de daktilo olarak çalışmaya başlar. Hareketli, neşeli, güzel bir kızdır. Üstelik mantık dokusu sağlam, oturup kalkmasını, sohbeti, konuşmayı bilen akıllı bir kız&#8230;</p>
<p>Semra Hanım&#8217;ı görür görmez çok beğenen Özal, onun ilgisini çekmek için çareler aramaya başlar. Sonrasını kendi ağzından dinleyelim :</p>
<p>&#8220;Sene 1954&#8242;dü. Ben, Amerika&#8217;dan yeni dönmüştüm. Tabii bekârız. Şöyle etrafıma bakarken, onu ilk görür görmez hemen dikkatimi çekti. Güzel, alımlı bir kızdı. Sonra ağır başlı, seviyeli olduğu da her halinden<span id="more-95"></span> belliydi. Fakat çok ölçülü davranıyor, hiç yüz vermiyordu. Ne yapayım da dikkatini çekeyim diye düşünmeye başladım. Dikkatini çekmek için sonunda bir  yol buldum. Akşam o giderken gider daktilosunu bozardım. Sabah geldiğinde, daktiloyu bozuk buluyordu. Ben de hemen fırsatı değerlendiriyordum. Yanına gidip, &#8216;daktilonuzun bozuk olduğunu duydum. Ben biraz anlarım. Müsaade ederseniz bir bakayım&#8217; diyordum. Sonra, gerekli tamiri yapıyordum. Ara sıra yanına gider, hayali kız arkadaşlar uydurur, onlar üzerine konuşurdum. Mesela, &#8216;kız arkadaşıma ne hediye alayım?&#8217; filan gibi. Maksadım onu kıskandırıp, dikkatini çekmek. O ise bana, hediye konusunda saf saf tavsiyelerde bulunuyordu.&#8221;</p>
<p>Semra Hanım ise, yaşamının o heyecanlı ve tatlı anılarını, uzun yıllar sonra bile yeniden yaşar gibidir :</p>
<p>&#8220;Aslında ben onun niyetini anlamıştım. Ama anlamazlıktan geliyordum. Turgut Bey&#8217;in bana sık sık baktığını da farkediyordum. Bir türlü yaklaşamıyordu. Çok çekingendi. Bir keresinde daktilomu tamir etmek istediğinde, &#8216;memnuniyetle&#8217; dedim. Birkaç gün sonra daktilomu yine bozuk buldum. Turgut Bey geldi, hemen tamir etti. Hal hatır sordu. İyice şüphelenmiştim. Ama sesimi çıkarmadım. Daktilom devamlı bozuluyor, o da gelip tamir ediyordu. Artık, bozma işinin onun tarafından yapıldığını biliyordum. Hiç sesimi çıkarmadım. Çünkü, benim de hoşuma gitmeye başlamıştı.&#8221;</p>
<p>Semra Hanım&#8217;ın daktilosunu, onun ilgisini çekmek için sık sık bozmak, Turgut Bey&#8217;in kendine özgü muzipliklerinden biridir. Zeki insanlar aynı zamanda muzip de olurlar. O da, muzipliği sayesinde mutluluğu yakalamayı başarmış, yaşamı boyunca muziplikten hiç vazgeçmemiştir. Gazeteci Hasan Cemal anlatır:</p>
<p>&#8220;Muzipliği sever Özal. 1980 öncesi kendisini bürokraside tanımış yakın bir arkadaşından dinlemiştim :</p>
<p>&#8216;Bir kalem çıkarır cebinden. Tut bakayım şunu der. Tutarsın, o anda elektrik çarpar, titrersin. Başka birşey çıkarır. Al bakayım eline der. Eline alıp bakarken, bu defa su fışkırır yüzüne. Muzip muzip güler.&#8217;</p>
<p>Bir kez ben de tanık olmuştum Özal&#8217;ın bu çocuksu yanına.</p>
<p>1989 Mart&#8217;ının başları. Yerel seçim kampanyasının hızlandığı günler.</p>
<p>Mersin&#8217;den helikopterle havalandık. Taşucu&#8217;na doğru uçuyoruz. Altımızda masmavi, ışıl ışıl Akdeniz uzanıyor.</p>
<p>Bir anda pike yaptı helikopterimiz, Kız Kalesi&#8217;ne doğru hızla alçalıyor.</p>
<p>Özal gayet sakin.</p>
<p>Kalenin surlarına doğru büyük bir hızla yaklaşmaktayız.</p>
<p>Ne oluyor demeye fırsat kalmadan, bu kez dimdik yükseliyoruz.</p>
<p>Yüzüm eminim sapsarı kesiliyor.</p>
<p>Özal arkaya dönüp gülüyor muzip muzip.</p>
<p>Pilotlara talimat Başbakan Özal&#8217;dan gelmiş&#8221; (1)</p>
<p>Turgut Özal&#8217;ın Semra Hanım&#8217;a yaptığı muziplik, giderek karşılıklı hoşlanmanın nedeni olacak, iki gencin yüreğine düşen aşk kıvılcımı, yine Özal&#8217;ın emrivakisiyle evliliği getirecektir.</p>
<p>Gelin, nasıl evlendiklerini de Özal&#8217;dan dinleyelim :</p>
<p>&#8220;Sonra hadiseler gelişti. Yavaş yavaş konuşmaya başlamıştık. Ama hiç açılamamıştım. Bir gün, bizim daireden bir arkadaşımızın nişanı vardı. Gittim. Semra Hanım da vardı. Dayısı, şimdi Devlet Sanatçısı olan Mükerrem Berk&#8217;le oturuyordu. Bir sandalye çekip yanlarına oturdum. Konuştuk biraz. Sonra, Semra Hanım&#8217;ı dansa davet ettim. Hiç itiraz etmedi, kalktı. Bir iki dansettik. Orada kendisine evlenme teklif ettim. Hiç sesini çıkarmadı. Ben dedim ki, &#8217;sükût ikrardan gelir.&#8217; Ertesi gün bir kutu çikolata, bir şişe likör alıp daireye gittim. Arkadaşlara ikram ettim. Ne bu dediler. Söz kestik dedim. Semra Hanım bu hareketime çok kızmıştı ama sesini çıkarmadı. İki gün sonra da, bizim daireden yaşlı bir hanımı gönderip, Semra Hanım&#8217;ın dayısı Mükerrem Bey&#8217;den istettim. Evliliğimiz böyle gerçekleşti. O günden beri ben de aşkımı koruyorum.&#8221;(2)</p>
<p>Turgut Bey&#8217;le Semra Hanım&#8217;ın 31 Mayıs 1953&#8242;te başlayan evlilikleri, büyük bir aşk ve mutluluk içinde sürer. Hep el eledirler. Üç çocukları olur. Zeynep, Ahmet ve Efe&#8230;<br />
Çift, gerçekten birbirine çok düşkündür. Bir gün bile ayrı kalamazlar. El ele tutuşmak alışkanlığından hiç vazgeçmezler. Halkın içinde öyle dolaşırlar. Turgut Bey, kalabalıkları dalgalandıran, coşturan, onlara yeni ufuklar gösteren o etkili konuşmalarını yaparken, Semra Hanım hep yanındadır. Onun gözlerinin içine bakabileceği, onu rahatça görebileceği bir yerde&#8230; Turgut Bey konuşurken, o, gözünü kırpmadan dinler.</p>
<p>Semra Hanım, bir gazeteciye şunları anlatır :</p>
<p>&#8220;Sanki ben ona bakarsam, sanki benden güç alıyor gibi bir his. Garip birşey&#8230; Bakar zaten. Ben kendisini dinliyor muyum diye bakar. Gözleriyle takip eder. El tutuşmamız da aynı şeydir. Sanki, birbirimizden güç alıyoruz.&#8221;</p>
<pre style="padding-left: 30px;">(1) Hasan Cemal, "Özal Hikâyesi", Bilgi Yayınevi, Ank. 1990. s. 89.</pre>
<pre style="padding-left: 30px;">(2) Ahmet Kamraman, "Hanedan'ın Önlenemeyen Çıkışı ve Saltanatı", Boyut Yayınlan, îst. 1989, s. 32</pre>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Fturgut-bey-mutlulugu-yakaliyor%2F&amp;t=Turgut+Bey+Mutlulu%C4%9Fu+Yakal%C4%B1yor', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=95&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/turgut-bey-mutlulugu-yakaliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki Ayrı İnsan, İki Ayrı Dünya</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/iki-ayri-insan-iki-ayri-dunya/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/iki-ayri-insan-iki-ayri-dunya/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 11:26:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[ayhan hanım ile evliliği]]></category>
		<category><![CDATA[özal amerikada]]></category>
		<category><![CDATA[özal ilk evliliği]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özalın pişmanlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[Her insanın olduğu gibi Turgut Özal&#8217;ın hayatında da hatalar ve pişmanlıklar yok mudur? Pişmanlık duyacağı ilk hatayı, Ayhan Hanım&#8217;la evlenerek yapar. Fakat bu hatanın sorumlusu Turgut Bey&#8217;den çok, annesi Hafize Hanım&#8217;dır.
Hafize Hanım, eli ekmek tutmaya başlayan Turgut Bey&#8217;i evlendirmeye karar verir. Oğlunun mürüvvetini görmek elbette hakkıdır.
Malatya&#8217;da belediye muhasebecisi olan Hacı Hasan Bey&#8217;in ufak tefek esmer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her insanın olduğu gibi Turgut Özal&#8217;ın hayatında da hatalar ve pişmanlıklar yok mudur? Pişmanlık duyacağı ilk hatayı, Ayhan Hanım&#8217;la evlenerek yapar. Fakat bu hatanın sorumlusu Turgut Bey&#8217;den çok, annesi Hafize Hanım&#8217;dır.</p>
<p>Hafize Hanım, eli ekmek tutmaya başlayan Turgut Bey&#8217;i evlendirmeye karar verir. Oğlunun mürüvvetini görmek elbette hakkıdır.</p>
<p>Malatya&#8217;da belediye muhasebecisi olan Hacı Hasan Bey&#8217;in ufak tefek esmer kızı Ayhan İnal&#8217;ı gözüne kestirir. Annesinin hiçbir isteğini kırmayan Turgut Özal, buna da &#8220;peki&#8221; der. 1952 yılında evlenir ve Ankara&#8217;nın<span id="more-93"></span> Maltepe semtinde bir ev tutar ve yerleşirler.</p>
<p>Fakat bu evlilik umdukları gibi gitmez. Turgut Bey&#8217;le Ayhan Hanım çok ayrı, çok farklı dünyaların insanlarıdır. Turgut Bey ne kadar hareketli, şakacı ve konuşkansa, Ayhan Hanım da o kadar sessiz, durgun ve asık yüzlüdür. Bu iki ayrı mizacın uyuşmasına imkân yoktur. Ayhan Hanım birkaç kez babasının evine döner. Araya girenlerin tüm çabalarına rağmen evlilik yürümez ve birkaç ay sonra boşanırlar.</p>
<p>Özal, 1952 yılında, elektrik enerjisi ve mühendislik ekonomisi konularında eğitim görmek üzere Amerika&#8217;ya gönderilir. Yeni Dünya&#8217;ya hayran kalır. Bir yıl sonra Türkiye&#8217;ye döner. Artık ekonomiye ve ekonomik sorunlara ilgi duymaya başlamıştır.îlk kez gittiği Amerika ile ilgili izlenimlerini, bu ülkeden nasıl etkilendiğini, 1993 yılında Cedit Grubu&#8217;nun Ankara&#8217;da düzenlediği toplantıda şöyle anlatacaktır :</p>
<p>&#8220;1952 senesinde, mezun olduktan bir yıl sonra Amerika&#8217;ya yolladılar. Şimdi, o günkü Türkiye&#8217;den bir insanı New York&#8217;a götürün. Nasıl şaşırdığını tahmin edemezsiniz. Tabii bize hep şunu öğrettiler : Bir Türk cihana bedeldir. Bir Türk on düşmana bedeldir. Ondan sonra, gittik Amerika&#8217;ya&#8230; Dev binalar, muazzam medeniyet. Onun karşısında sorgulamaya başladık, bu bize öğretilenler doğru mu diye&#8230;</p>
<p>1952 senesinde Amerika&#8217;da elektrik mühendisiydim. Hava hatları gördüm. İnanır mısınız, 1952 senesinde Türkiye&#8217;de bir tane şehirlerarası enerji nakil hattı yoktu. Bütün şehirler izole&#8230; Birçok şehirde de elektrik yoktu. Bugün 1950 Türkiye&#8217;sinin elektriğini ya iki, ya üç günde üretiyoruz. Tabii, onları görünce müthiş bir eziklik hisediyorsunuz. Bizden o kadar ileride bir toplum ki, herşeyleri var. Televizyon çıkmış, bizde yok. 1952&#8242;de gittiğim Amerika&#8217;da ilk defa televizyon gördüm. Ondan sonra da üzülüyorsunuz, nasıl olacak da biz bu ileri topluma yetişeceğiz diye&#8230;&#8221;</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Fiki-ayri-insan-iki-ayri-dunya%2F&amp;t=%C4%B0ki+Ayr%C4%B1+%C4%B0nsan%2C+%C4%B0ki+Ayr%C4%B1+D%C3%BCnya', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=93&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/iki-ayri-insan-iki-ayri-dunya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teknokrat ve Bürokrat Özal</title>
		<link>http://www.turgutozal.net/teknokrat-ve-burokrat-ozal/</link>
		<comments>http://www.turgutozal.net/teknokrat-ve-burokrat-ozal/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jul 2008 11:23:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[bürokrat özal]]></category>
		<category><![CDATA[ilk devlet görevi]]></category>
		<category><![CDATA[teknokrat özal]]></category>
		<category><![CDATA[turgut özal ilk görevi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turgutozal.net/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Hizmetinde İlk Durak
Yıl 1950.
Türkiye&#8217;de gerçek bir halk ihtilali olmuş, tek partili rejim tarihe karışmıştır. Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü tarafından 1946 yılında kurulan Demokrat Parti, halkın büyük çoğunluğunun oyu ile iktidara gelmiştir. Artık söz milletindir.
Bütün yurtta demokrasi ve sevinç rüzgârları esmektedir. Bu sevinç rüzgârına katılanlardan biri de Turgut Özal&#8217;dır. Özal, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Devlet Hizmetinde İlk Durak</strong></p>
<p>Yıl 1950.</p>
<p>Türkiye&#8217;de gerçek bir halk ihtilali olmuş, tek partili rejim tarihe karışmıştır. Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü tarafından 1946 yılında kurulan Demokrat Parti, halkın büyük çoğunluğunun oyu ile iktidara gelmiştir. Artık söz milletindir.</p>
<p>Bütün yurtta demokrasi ve sevinç rüzgârları esmektedir. Bu sevinç rüzgârına katılanlardan biri de Turgut Özal&#8217;dır. Özal, kardeşleri Korkut ve Yusuf, kurulduğu günden itibaren Demokrat Parti&#8217;ye büyük sempati duyarlar. Bu dinsel duyguları güçlü, milliyetçi ve muhafazakâr, fakat bir o kadar da batılı modern düşünce<span id="more-91"></span> yapısına sahip üç genç, Türkiye&#8217;nin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasını, Doğu&#8217;nun geleneksel değerleriyle Batı&#8217;nın çağdaş değerlerinin sentezinde görür. Bunun ilk şartı, Müslüman ve laik bir Asya ülkesi olan Türkiye&#8217;nin, aynı zamanda Batılı, modern ve demokrat bir ülke olmasıdır.</p>
<p>Bunları Demokrat Parti&#8217;nin gerçekleştirebileceğine inanan ve bu nedenle bu partiye sempati duyan Turgut Özal, aynı yıl üniversiteyi bitirir. Burslu okuduğu için devlete zorunlu hizmet vermesi gerekir. O yıllarda bir elektrik yüksek mühendisinin devlet kapısında iş bulabileceği tek yer, Ankara&#8217;dır. Kalkıp Ankara&#8217;ya gider.</p>
<p>Önünde büyük ufuklar açacak ve sonunda onu doruğa çıkaracak devlet hizmetinin ilk durağı Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİEİ)&#8217;dir. EİEİ o yıllarda Ankara&#8217;nın en gözde kurumlarından biridir. Kurumun başında çok değerli bir teknokrat ve yönetici olan İbrahim Deriner vardır.</p>
<p>EÎEİ&#8217;nin merkezi, Ankara&#8217;da Ziya Gökalp Caddesi ile Adakale sokağının kesiştiği köşedeki küçük ve mütevazı binadır. Bunun tamamı EİEİ&#8217;ye ait değildir. Bazı katlarında aileler oturmaktadır.</p>
<p>Turgut Özal, bu mütevazı binada çalışan genç mühendislerden biridir. Pratik zekası ve işine bağlılığı ile hemen dikkat çeker. Artık ülkenin ekonomik sorunlarıyla da ilgilenmeye başlamıştır. Emekli Büyükelçi Semih Günver, o günlerin Turgut Özal&#8217;ını şöyle anlatır :</p>
<p>&#8220;Turgut Özal&#8217;ı otuzbeş yıl önce tanımıştım. Sanıyorum otuz yaşındaydı. Menderes hükümeti, Paris&#8217;te Ekonomik İşbirliği Teşkilatı&#8217;na iktisadi istikrar programını sunmuş, devalüasyona gidileceğini ihsas ve yatırımlarını bir plan dahilinde gerçekleştireceğini vaat etmiş ve 350 milyon dolara yakın bir yardım sağlamıştı. 1958 sonbaharında Paris dönüşü Ankara&#8217;da Elektrik Etüd İdaresi Genel Müdürü İbrahim Deriner&#8217;in emrinde iki yıllık bir Devlet Yatırım Planı&#8217;nı hazırlamak görevi ile bir çalışma grubu kurulması kararlaştırılmış ve genç bir ekip vazifeye çağrılmıştı. Bu ekip, Devlet Planlama Teşkilatı&#8217;nın nüvesi olacaktı. Turgut Özal, görevlendirilen gençlerden biriydi. Devlet memuru olarak ülkenin ekonomik sorunları üzerine eğilmeye o tarihte başlamıştı. Adnan Menderes hükümetinin bir memuru olmaktan gurur duyuyordu. Teşkilat, Dışişleri Bakanlığı&#8217;na bağlıydı. Fatin Rüştü Zorlu planlamadan da sorumlu bakandı. Turgut Özal, bürokraside ilk adımlarını başarı ile bu kuruluşta attı ve 1960&#8242;tan sonra kurulan Devlet Planlama Teşkilatı&#8217;na geçti.&#8221;(1)</p>
<p>Turgut Özal&#8217;ın EİEİ&#8217;e girdiği 1950 yılında, Süleyman Demirel de aynı kuruluşta çalışmaktadır. Özal&#8217;ın, yaşça büyük olduğu için &#8220;abi&#8221; diye hitap ettiği Demirel de üniversite öğrenimini devlet bursuyla tamamladığı için zorunlu hizmeti vardır ve bir süre sonra Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü&#8217;ne &#8220;Barajlar Dairesi Başkanı&#8221; olarak geçecektir. Özal ise, 1965 yılına kadar EİEİ&#8217;nde çalışır. Ayrıca, 1957&#8242;de DSİ Genel Müdürü olan Demirel&#8217;in danışmanlığa getirdiği 1958-1959 yıllarında, zamanın hükümetince kurulan Planlama Komisyonu&#8217;nun sekreteryasını da yürütmeye başlar.</p>
<p>Özal, artık çalışmakta ve para kazanmaktadır. Yoksulluğa ve parasızlığa karşı verdiği savaşın ilk raundunu kazanmıştır. Henüz tam değilse bile, mutlu sayılır. Kaderinin ona nasıl inişli çıkışlı, zorlu ve ışıklı bir yol çizmekte olduğunun acaba farkında mıdır? Sanmıyoruz. Fazla ihtiraslı değildir. Şimdilik, çözmek zorunda kaldığı büyük bir sorunla karşı karşıya kalmamış, büyük projelerin içine girmemiştir. Buraya nasıl geldiğini, buraya gelinceye kadar çektiği sıkıntıları da unutmamıştır.</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=8308&amp;u=http%3A%2F%2Fwww.turgutozal.net%2Fteknokrat-ve-burokrat-ozal%2F&amp;t=Teknokrat+ve+B%C3%BCrokrat+%C3%96zal', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=8308" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div><img src="http://www.turgutozal.net/?ak_action=api_record_view&id=91&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turgutozal.net/teknokrat-ve-burokrat-ozal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
