Başbakan Demirel, AP azınlık hükümetinin güvenoyu aldığı ve aynı günün gecesi Turgut Özal’la görüştüğü 25 Kasım 1979 Pazar günü, geç saatte yatağa girdikten sonra, uzun süre düşünür. Özal’la otuz yıla yaklaşan arkadaşlıkları vardır.Onun pratik zekasına ve çözüm yöntemlerine hep güvenmiştir. Kendisine verdiği rapordaki çözüm önerilerine aklı yatar. Aslında, birlikte çalışmaya başladıkları tarihten itibaren, çoğu konuda Özal’la aynı görüşte olduklarının farkındadır. Üstelik onun, Nisan ayında Aydınlar Ocağı’nın Ankara Dedeman Oteli’nde düzenlediği sempozyumda sunduğu “Türkiye için yeni model” başlıklı tebliğini de dinlemiştir. O tebliğde, “Serbest kambiyo rejimi”, “ithalatın ve ihracatın liberalleştirilmesi”, “ihracat seferberliği”, “Konvertibiliteye geçiş”, “Toplu konut”, “Serbest faiz ve serbest fiyat” gibi kavramlar savunulmuş, “Türkiye’nin dünya ekonomisine entegre edilmesi”nin gereği vurgulanmıştır.
Demirel kararını verir. Ekonominin dümenini Özal’a teslim edecektir. “Bu işi ancak Turgut’la birlikte [Devamını Oku] »
-
« Anasayfa
Turgut özal