Büyük Dönüşümün İlk Adımı

No Commented Cumartesi, Temmuz 26th, 2008

Under: Belgesel

Başbakan Demirel, AP azınlık hükümetinin güvenoyu aldığı ve aynı günün gecesi Turgut Özal’la görüştüğü 25 Kasım 1979 Pazar günü, geç saatte yatağa girdikten sonra, uzun süre düşünür. Özal’la otuz yıla yaklaşan arkadaşlıkları vardır.Onun pratik zekasına ve çözüm yöntemlerine hep güvenmiştir. Kendisine verdiği rapordaki çözüm önerilerine aklı yatar. Aslında, birlikte çalışmaya başladıkları tarihten itibaren, çoğu konuda Özal’la aynı görüşte olduklarının farkındadır. Üstelik onun, Nisan ayında Aydınlar Ocağı’nın Ankara Dedeman Oteli’nde düzenlediği sempozyumda sunduğu “Türkiye için yeni model” başlıklı tebliğini de dinlemiştir. O tebliğde, “Serbest kambiyo rejimi”, “ithalatın ve ihracatın liberalleştirilmesi”, “ihracat seferberliği”, “Konvertibiliteye geçiş”, “Toplu konut”, “Serbest faiz ve serbest fiyat” gibi kavramlar savunulmuş, “Türkiye’nin dünya ekonomisine entegre edilmesi”nin gereği vurgulanmıştır.
Demirel kararını verir. Ekonominin dümenini Özal’a teslim edecektir. “Bu işi ancak Turgut’la birlikte götürebiliriz” der ve ağır bir yükten kurtulmuş gibi rahat, uykuya dalar.

Başbakan, ertesi gün Özal’ı çağırır. Ona, “Yeni görevin hayırlı uğurlu olsun. Allah yardımcımız,. olsun kardeşim. İşimiz çok, hemen başlamamız lazım” der. Özal teşekkür eder ve İstanbul’daki işlerini tasfiye edebilmesi için üç gün izin ister.

1 Mart 1979 günü DPT Müsteşarı Bilsay Kuruç görevden alınır, yerine vekaleten Turgut Özal atanır.
Başbakanlık müsteşarı ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Vekili’dir artık. Kafasın kurguladıklarını pratiğe geçirme dönemi başlamıştır.

İlk iş olarak DPT uzmanlarını bir odada toplar ve onlara “Hislerinizle değil, aklınızla davranın “diyerek, şu hikayeyi anlatır :

“Hazreti Ali düşmanlarla savaşırken bir gün, adamının birinin üstüne saldırmış ve yere düşürmüş. Tam kılıcını çekip onu öldüreceği sırada, yerde yatan adam Hazreti Ali’nin yüzüne tükürmüş. Ali de bunun üzerine adamı bırakmış. Sonra sormuşlar: ‘Ey Hazreti Ali, o adam senin suratına tükürdükten sonra niçin onu öldürmeyip de bıraktın? Demiş ki, cevap olarak, ‘Eğer onu öldürseydim, bana tükürdüğü için kin tuttum da onun için öldürdüm zannederlerdi.’ Onun için, benden size tavsiye, hiç kin tutmayın ve işlerinizi kinle halletmeyin” (I)

O, herkes gibi üzülen, sevinen, öfkelenen insandır. Ama kin tutmaz ve herkese de kin tutmamasını öğütler.

(1) Emin Çölaşan  "24 Ocak - Bir Dönemin Perde Arkası", s.56
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Popularity: 90% [?]

Leave a Reply

*
Resimdeki işlemi cevaplayın. Resimdeki işlemi üzerine tıklayarak dinleyebilirsiniz..
Click to hear an audio file of the anti-spam equation